طَالَبَ الْمُؤْتَمَرُ بِنَزْعِ السِّلَاحِ.
Konferans silahsızlanma çağrısında bulundu.
طَالَبَ الْمُؤْتَمَرُ بِنَزْعِ السِّلَاحِ.
Konferans silahsızlanma çağrısında bulundu.
قَرَّرَتِ الدُّوَلُ نَزْعَ سِلَاحِهَا مِنْ أَجْلِ تَحْقِيقِ السَّلَامِ.
Ülkeler, barışı sağlamak için silahsızlanmaya karar verdiler.
قَدْ يَكُونُ التَّجَرُّدُ مِنَ السِّلَاحِ عَمَلِيَّةً طَوِيلَةً وَصَعْبَةً.
Silahsızlanmak, uzun ve zorlu bir süreç olabilir.