انْزَوَى الطِّفْلُ فِي زَاوِيَةٍ خَوْفًا مِنَ الضَّوْضَاءِ.
Çocuk, gürültüden korkarak bir köşeye sindi.
انْزَوَى الطِّفْلُ فِي زَاوِيَةٍ خَوْفًا مِنَ الضَّوْضَاءِ.
Çocuk, gürültüden korkarak bir köşeye sindi.
اخْتَبَأَتِ الْقِطَّةُ تَحْتَ السَّيَّارَةِ مُحَاوَلَةً الِاحْتِمَاءَ مِنَ الْمَطَرِ.
Kedi, arabanın altına sinerek yağmurdan korunmaya çalıştı.
رَبَضَ، جَثَمَ، تَخَنَّسَ