أَعْطَتْ إِشَارَةُ الْمُرُورِ ضَوْءًا أَحْمَرَ، يَجِبُ أَنْ نَتَوَقَّفَ.
Trafik lambası kırmızı sinyal verdi, durmalıyız.
أَعْطَتْ إِشَارَةُ الْمُرُورِ ضَوْءًا أَحْمَرَ، يَجِبُ أَنْ نَتَوَقَّفَ.
Trafik lambası kırmızı sinyal verdi, durmalıyız.
قَدْ يَكُونُ الدُّخَانُ عَلَامَةَ خَطَرٍ.
Duman, tehlike sinyali olabilir.
تَلَقَّيْتُ تَنْبِيهًا بِرِسَالَةٍ جَدِيدَةٍ عَلَى هَاتِفِي.
Telefonumdan yeni bir mesaj sinyali aldım.