سَيْطَرَتِ الشُّرْطَةُ عَلَى الْوَضْعِ فِي مَكَانِ الْحَادِثِ بِهُدُوءٍ.
Polis, olay yerinde soğukkanlı bir şekilde durumu kontrol altına aldı.
سَيْطَرَتِ الشُّرْطَةُ عَلَى الْوَضْعِ فِي مَكَانِ الْحَادِثِ بِهُدُوءٍ.
Polis, olay yerinde soğukkanlı bir şekilde durumu kontrol altına aldı.
مِنَ الْمُهِمِّ جِدًّا أَنْ تَكُونَ رَزِينًا فِي أَوْقَاتِ الْأَزَمَاتِ.
Kriz anında soğukkanlı olmak çok önemlidir.
ارْتَكَبَ جَرِيمَةَ قَتْلٍ بِدَمٍ بَارِدٍ.
Soğukkanlı bir şekilde cinayet işledi.
رَابِط الجَأْش