لَاحَظْتُ بُهُوتَ لَوْنِ الْقَمِيصِ بَعْدَ الْغَسْلِ.
Yıkandıktan sonra gömleğin renginin solmasını fark ettim.
لَاحَظْتُ بُهُوتَ لَوْنِ الْقَمِيصِ بَعْدَ الْغَسْلِ.
Yıkandıktan sonra gömleğin renginin solmasını fark ettim.
تَسَبَّبَ تَلَاشِي الْأَلْوَانِ فِي الصُّورَةِ فِي انْخِفَاضِ قِيمَةِ اللَّوْحَةِ.
Resimdeki renklerin solması, tablonun değerini düşürdü.
يُذَكِّرُنَا ذُبُولُ الزُّهُورِ بِقُدُومِ نِهَايَةِ الصَّيْفِ.
Çiçeklerin solması, yazın sonunun geldiğini hatırlatır.