son hızla

كَانَتِ السَّيَّارَةُ تَتَقَدَّمُ بِأَقْصَى سُرْعَةٍ عَلَى مِضْمَارِ السِّبَاقِ.

Araba, son hızla yarış pistinde ilerliyordu.

رَكَضَ العَدَّاءُ بِكَامِلِ السُّرْعَةِ إِلَى خَطِّ النِّهَايَةِ.

Koşucu, bitiş çizgisine son hızla koştu.

كَانَتْ سَيَّارَةُ الإِسْعَافِ تُحَاوِلُ الوُصُولَ إِلَى المُسْتَشْفَى بِأَسْرَعِ مَا يُمْكِنُ.

Ambulans, hastaneye son hızla yetişmeye çalışıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler