لَفَظَ الْمَرِيضُ نَفَسَهُ الْأَخِيرَ بِسَلَامٍ بِجَانِبِ عَائِلَتِهِ.
Hasta, son nefesini ailesinin yanında huzur içinde verdi.
لَفَظَ الْمَرِيضُ نَفَسَهُ الْأَخِيرَ بِسَلَامٍ بِجَانِبِ عَائِلَتِهِ.
Hasta, son nefesini ailesinin yanında huzur içinde verdi.
كَانَتْ هُنَاكَ ابْتِسَامَةٌ عَلَى وَجْهِ الرَّجُلِ الْعَجُوزِ وَهُوَ يَلْفِظُ رَمَقَهُ الْأَخِيرَ.
Yaşlı adam, son nefesini verirken yüzünde bir tebessüm vardı.
الرَّمَق الأَخِير، شَهْقَة المَوْت، زَفْرَة أَخِيرَة، اِحْتِضَار، حَشْرَجَة المَوْت