sorguç

عُرْف — أَعْرَاف

كَانَ الْعُرْفُ الْأَحْمَرُ عَلَى رَأْسِ الدِّيكِ لَافِتًا لِلنَّظَرِ.

Horozun başındaki kırmızı sorguç dikkat çekiciydi.

أَضْفَى الْعُرْفُ عَلَى رَأْسِ الْحِصَانِ جَوًّا مُمَيَّزًا.

Atın başındaki sorguç, ona ayrı bir hava katıyordu.

تُوجَدُ رِيشَةٌ طَوِيلَةٌ عَلَى رَأْسِ بَعْضِ الطُّيُورِ.

Bazı kuşların başında uzun bir sorguç bulunur.

İlişkili Kelimeler