تُرِيدُ الشَّرِكَةُ تَحْمِيلَ الْمُدِيرِ الْمَسْؤُولِيَّةَ عَنِ الْخَسَارَةِ.
Şirket, zarardan dolayı müdürü sorumlu tutmak istiyor.
تُرِيدُ الشَّرِكَةُ تَحْمِيلَ الْمُدِيرِ الْمَسْؤُولِيَّةَ عَنِ الْخَسَارَةِ.
Şirket, zarardan dolayı müdürü sorumlu tutmak istiyor.
بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ تَحْقِيقاً لِاعْتِبَارِ السَّائِقِ مَسْؤُولاً بَعْدَ الْحَادِثِ.
Polis, kazadan sonra sürücüyü sorumlu tutmak için soruşturma başlattı.
يَجِبُ عَلَى الْفَرِيقِ أَنْ يَعْمَلَ مَعاً بَدَلاً مِنْ إِلْقَاءِ اللَّوْمِ عَلَى الْمُدَرِّبِ بِسَبَبِ الْفَشَلِ.
Takım, başarısızlıktan dolayı antrenörü sorumlu tutmak yerine birlikte çalışmalı.