sos

سَكَبْتُ الْكَثِيرَ مِنْ صَلْصَةِ الطَّمَاطِمِ عَلَى الْمَعْكَرُونَةِ لِأَنَّنِي أَرَدْتُ أَنْ تَكُونَ لَذِيذَةً.

Makarnanın üzerine bol miktarda domates sosu döktüm, çünkü lezzetli olmasını istedim.

أُحِبُّ الْمَكَرُونَةَ مَعَ تَتْبِيلَةِ الطَّمَاطِمِ.

Makarnayı domates sosuyla severim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler