spiker

كَانَ الْمُذِيعُ مُتَحَمِّسًا جِدًّا أَثْنَاءَ تَقْدِيمِهِ لِلْأَخْبَارِ.

Spiker, haberleri sunarken çok heyecanlıydı.

مُقَدِّمُ بَرَامِجَ — مقدمو برامج

أَدَارَ مُقَدِّمُ الْبَرَامِجِ سَيْرَ الْبَرْنَامَجِ بِنَجَاحٍ.

Spiker, programın akışını başarıyla yönetti.

نَجَحَ الْمُعَلِّقُ فِي نَقْلِ حَمَاسِ الْمُبَاراةِ إِلَى الْمُشَاهِدِينَ.

Spiker, maçın heyecanını izleyicilere aktarmayı başardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler