رَشَّتْ أُمِّي الْكَثِيرَ مِنَ السُّمَّاقِ عَلَى الْكَبَابِ لِتَعْزِيزِ نَكْهَتِهِ.
Annem, kebapların üzerine bolca sumak serpiştirerek lezzetini arttırdı.
رَشَّتْ أُمِّي الْكَثِيرَ مِنَ السُّمَّاقِ عَلَى الْكَبَابِ لِتَعْزِيزِ نَكْهَتِهِ.
Annem, kebapların üzerine bolca sumak serpiştirerek lezzetini arttırdı.
تَتَحَوَّلُ أَوْرَاقُ شَجَرَةِ السُّمَّاقِ الَّتِي تَنْمُو فِي حَدِيقَتِنَا إِلَى اللَّوْنِ الْأَحْمَرِ فِي الْخَرِيفِ.
Bahçemizde yetişen sumak ağacının yaprakları sonbaharda kırmızıya döner.
تَوَابِل السُّمَّاق