susta

بِفَضْلِ زِنْبَرَكِ الْأَمَانِ فِي السِّكِّينِ، لَا تُفْتَحُ السِّكِّينُ مِنْ تِلْقَاءِ نَفْسِهَا.

Bıçaktaki susta sayesinde bıçak kendiliğinden açılmıyor.

الْبَابُ لَا يُغْلَقُ لِأَنَّ نَابِضَ الْبَابِ مَكْسُورٌ.

Kapının sustası kırıldığı için kapı kapanmıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler