tünemek

جَثَمَتِ الطُّيُورُ عَلَى أَغْصَانِ الشَّجَرَةِ لِقَضَاءِ اللَّيْلَةِ.

Kuşlar, geceyi geçirmek için ağacın dallarına tünediler.

اسْتَقَرَّتِ الْقِطَّةُ عَلَى حَافَّةِ النَّافِذَةِ لِتَتَشَمَّسَ.

Kedi, güneşlenmek için pencere kenarına tünedi.

İlişkili Kelimeler