جَلَسَتْ بِجَانِبِي امْرَأَةٌ مُحَجَّبَةٌ فِي الْحَافِلَةِ وَابْتَسَمَتْ لِي.
Türbanlı bir kadın, otobüste yanıma oturdu ve bana gülümsedi.
جَلَسَتْ بِجَانِبِي امْرَأَةٌ مُحَجَّبَةٌ فِي الْحَافِلَةِ وَابْتَسَمَتْ لِي.
Türbanlı bir kadın, otobüste yanıma oturdu ve bana gülümsedi.
عَدَدُ الطَّالِبَاتِ اللَّاتِي يَرْتَدِينَ الْحِجَابَ فِي الْمَدْرَسَةِ يَزْدَادُ تَدْرِيجِيًّا.
Okulda türbanlı öğrencilerin sayısı giderek artıyor.