tıkanık

الْحَوْضُ مَسْدُودٌ لِذَلِكَ الْمَاءُ لَا يَذْهَبُ.

Lavabo tıkanık olduğu için su gitmiyor.

أَنْفِي مُحْتَقِنٌ، أَجِدُ صُعُوبَةً فِي التَّنَفُّسِ.

Burnum tıkanık, nefes almakta zorlanıyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler