كَانَتْ لَيْلَةً مَسْحُورَةً، شَعَرْتُ فِيهَا وَكَأَنَّ كُلَّ شَيْءٍ مُمْكِنٌ.
Tılsımlı bir geceydi, sanki her şey mümkünmüş gibi hissediyordum.
كَانَتْ لَيْلَةً مَسْحُورَةً، شَعَرْتُ فِيهَا وَكَأَنَّ كُلَّ شَيْءٍ مُمْكِنٌ.
Tılsımlı bir geceydi, sanki her şey mümkünmüş gibi hissediyordum.
اسْتَمَعَ الْأَطْفَالُ إِلَى قِصَّةِ الْأَمِيرَةِ الَّتِي ضَاعَتْ فِي الْغَابَةِ السِّحْرِيَّةِ.
Çocuklar, tılsımlı ormanda kaybolan prensesin hikayesini dinlediler.
مُطَلْسَم