كُدْس — أَكْدَاس
كَانَ الْقَرَوِيُّونَ يَنْتَظِرُونَ بِفَارِغِ الصَّبْرِ نَقْلَ الْكُدْسِ إِلَى مَكَانِ الدَّرْسِ.
Köylüler, tınazı harman yerine taşımak için sabırsızlanıyorlardı.
كَانَ الْقَرَوِيُّونَ يَنْتَظِرُونَ بِفَارِغِ الصَّبْرِ نَقْلَ الْكُدْسِ إِلَى مَكَانِ الدَّرْسِ.
Köylüler, tınazı harman yerine taşımak için sabırsızlanıyorlardı.