taç

تَاج — تِيجَان

ارْتَدَتِ الْمَلِكَةُ تَاجًا مُرَصَّعًا بِالْأَلْمَاسِ فِي حَفْلِ التَّتْوِيجِ.

Kraliçe, taç giyme töreninde elmaslarla süslü bir taç taktı.

إِكْلِيل — أَكَالِيل

ارْتَدَتِ الْعَرُوسُ إِكْلِيلًا مِنَ الزُّهُورِ فِي حَفْلِ زِفَافِهَا.

Gelin, düğününde çiçeklerden yapılmış bir taç taktı.

İlişkili Kelimeler