taşkınlık

أَدَّى الْفَيَضَانُ فِي النَّهْرِ إِلَى غَمْرِ الْعَدِيدِ مِنَ الْمَنَازِلِ.

Nehirdeki taşkınlık birçok evi su altında bıraktı.

أَفْسَدَ إِسْرَافُهُ الْحَفْلَ.

Onun taşkınlığı partiyi mahvetti.

تَجَاوُزُ الْحَدِّ يُؤَدِّي دَائِمًا إِلَى عَوَاقِبَ سَيِّئَةٍ.

Taşkınlık her zaman kötü sonuçlar doğurur.

İlişkili Kelimeler