طَبَق — أَطْبَاق
هَلْ يُمْكِنُكَ مِنْ فَضْلِكَ إِحْضَارُ طَبَقٍ نَظِيفٍ لِي، سَآكُلُ.
Lütfen bana temiz bir tabak getirir misin, yemek yiyeceğim.
هَلْ يُمْكِنُكَ مِنْ فَضْلِكَ إِحْضَارُ طَبَقٍ نَظِيفٍ لِي، سَآكُلُ.
Lütfen bana temiz bir tabak getirir misin, yemek yiyeceğim.
غَسَلْتُ كُلَّ الصُّحُونِ فِي الْخِزَانَةِ وَوَضَعْتُهَا فِي مَكَانِهَا.
Dolaptaki tüm tabakları yıkadım ve yerlerine koydum.
طَبَق الطَّعَام، صَحْن الطَّعَام، دَبَّاغ الجُلُود، صَحْفَة