tabure

مَقْعَد — مَقَاعِد

أَحْتَاجُ إِلَى مَقْعَدٍ صَغِيرٍ لِلْجُلُوسِ عَلَيْهِ فِي الْمَطْبَخِ.

Mutfakta oturmak için küçük bir tabureye ihtiyacım var.

كُرْسِيٌّ صَغِيرٌ — كراسي صغيرة

جَلَسَ الْأَطْفَالُ عَلَى كُرْسِيٍّ صَغِيرٍ أَثْنَاءَ الرَّسْمِ.

Çocuklar, resim yaparken tabureye oturdular.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler