حَصَّلَتِ الشَّرِكَةُ دُيُونَهَا مِنَ الْعُمَلَاءِ.
Şirket, müşterilerden borçlarını tahsil etti.
حَصَّلَتِ الشَّرِكَةُ دُيُونَهَا مِنَ الْعُمَلَاءِ.
Şirket, müşterilerden borçlarını tahsil etti.
تَجْبِي الدَّوْلَةُ الضَّرَائِبَ.
Devlet, vergileri tahsil ediyor.
تَعَلَّمْتُ الْقَانُونَ فِي الْجَامِعَةِ.
Üniversitede hukuk tahsil ettim.
قَرَأَ، اِسْتَحْصَلَ