tak

أَيْقَظَ صَوْتُ "فَرْقَعَةِ" السِّلَاحِ النَّارِيِّ الْحَيَّ بِأَكْمَلِهِ.

Ateşlenen silahın 'tak' sesi bütün mahalleyi uyandırdı.

تَمَّ بِنَاءُ قَوْسِ النَّصْرِ فِي بَارِيسَ لِإِحْيَاءِ ذِكْرَى انْتِصَارَاتِ نَابْلِيُونَ.

Paris'teki Zafer Takı, Napolyon'un zaferlerini anmak için inşa edilmiştir.

طَاق — أَطْوَاق

الطَّاقُ الْمَوْجُودُ عِنْدَ مَدْخَلِ الْمَنْزِلِ يُرَحِّبُ بِالضُّيُوفِ.

Evin girişindeki tak, misafirleri karşılıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler