تَشَاجَرْنَا مَعَ الْأَصْدِقَاءِ بِسَبَبِ قَضِيَّةٍ صَغِيرَةٍ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ وَتَدَهْوَرَتْ مَعْنَوِيَّاتُنَا.
Dün akşam arkadaşlarla ufak bir meseleden dolayı takıştık ve morallerimiz bozuldu.
تَشَاجَرْنَا مَعَ الْأَصْدِقَاءِ بِسَبَبِ قَضِيَّةٍ صَغِيرَةٍ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ وَتَدَهْوَرَتْ مَعْنَوِيَّاتُنَا.
Dün akşam arkadaşlarla ufak bir meseleden dolayı takıştık ve morallerimiz bozuldu.
يَتَنَازَعُ الْأَشِقَّاءُ بِاسْتِمْرَارٍ بِسَبَبِ أَشْيَاءَ صَغِيرَةٍ.
Kardeşler sürekli olarak küçük şeyler yüzünden takışıyorlar.
تَجَادَلَ السِّيَاسِيُّونَ بِحَمَاسٍ فِي الْبَرْنَامَجِ التِّلْفِزْيُونِيِّ.
Politikacılar televizyon programında hararetli bir şekilde takıştılar.