takık

إِنَّهُ مَهْوُوسٌ جِدًّا بِهَذَا الْمَوْضُوعِ.

O, bu konuya çok takık durumda.

هُوَ مُتَشَبِّثٌ بِرَأْيِهِ وَلَا يَتَغَيَّرُ.

O fikrine takık, hiç değişmiyor.

الطِّفْلُ مُتَعَلِّقٌ جِدًّا بِلُعْبَتِهِ الْجَدِيدَةِ.

Çocuk, yeni oyuncağına çok takık.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler