tamirci

الْمُصْلِحُ قَامَ بِإِصْلَاحِ الْغَسَّالَةِ الْمُعَطَّلَةِ عَلَى الْفَوْرِ.

Tamirci, bozulan çamaşır makinesini hemen tamir etti.

فَنِّيُّ تَصْلِيحٍ — فنيو تصليح

عِنْدَمَا تَعَطَّلَ الفُرْنُ، اتَّصَلْنَا فَوْرًا بِفَنِّيِّ تَصْلِيحٍ.

Fırın bozulunca hemen bir tamirci çağırdık.

تَعَطَّلَتْ سَيَّارَتِي، يَجِبُ أَنْ أَجِدَ مِيكَانِيكِي.

Arabam bozuldu, bir tamirci bulmam lazım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler