tanı koymak

بَعْدَ أَنِ اسْتَمَعَ الطَّبِيبُ إِلَى شَكَاوَى الْمَرِيضِ، قَامَ بِتَشْخِيصِ الْمَرَضِ.

Doktor, hastanın şikayetlerini dinledikten sonra tanı koydu.

نَتِيجَةً لِلِاخْتِبَارَاتِ الَّتِي أُجْرِيَتْ، تَمَّ تَحْدِيدُ الْمَرَضِ.

Yapılan testler sonucunda hastalığa tanı konuldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler