رَسَتْ نَاقِلَةٌ كَبِيرَةٌ فِي الْمِينَاءِ لِتَفْرِيغِ أَطْنَانٍ مِنَ النِّفْطِ.
Büyük bir tanker, limana yanaşarak tonlarca petrol boşalttı
رَسَتْ نَاقِلَةٌ كَبِيرَةٌ فِي الْمِينَاءِ لِتَفْرِيغِ أَطْنَانٍ مِنَ النِّفْطِ.
Büyük bir tanker, limana yanaşarak tonlarca petrol boşalttı
وَصَلَ صِهْرِيجٌ إِلَى مَحَطَّةِ الْوَقُودِ وَقَامَ بِتَعْبِئَةِ الْخَزَّانِ.
Benzin istasyonuna bir tanker yanaştı ve depoyu doldurdu
تَسْتَخْدِمُ الشَّرِكَةُ عِدَّةَ شَاحِنَاتِ صِهْرِيجٍ لِنَقْلِ الْمِيَاهِ.
Şirket, su taşımak için birkaç tanker kullanıyor