دَخَلَتِ الشَّرِكَةُ فِي عَمَلِيَّةِ تَصْفِيَةٍ لِعَدَمِ قُدْرَتِهَا عَلَى سَدَادِ دُيُونِهَا.
Şirket, borçlarını ödeyemediği için tasfiye sürecine girdi.
دَخَلَتِ الشَّرِكَةُ فِي عَمَلِيَّةِ تَصْفِيَةٍ لِعَدَمِ قُدْرَتِهَا عَلَى سَدَادِ دُيُونِهَا.
Şirket, borçlarını ödeyemediği için tasfiye sürecine girdi.
حَاوَلَ الْحِزْبُ تَصْفِيَةَ الْعَنَاصِرِ الْمُعَارِضَةِ دَاخِلَهُ.
Parti, içindeki muhalif unsurları tasfiye etmeye çalıştı.