طَعْمُ هَذِهِ الْفَاكِهَةِ حُلْوُ الْمَذَاقِ، تَمَامًا كَمَا أُحِبُّ.
Bu meyvenin tadı tatlımsı, tam sevdiğim gibi.
طَعْمُ هَذِهِ الْفَاكِهَةِ حُلْوُ الْمَذَاقِ، تَمَامًا كَمَا أُحِبُّ.
Bu meyvenin tadı tatlımsı, tam sevdiğim gibi.
طَعْمُ هَذِهِ الصَّلْصَةِ فِيهِ حَلَاوَةٌ، لَكِنَّهَا لَذِيذَةٌ جِدًّا.
Bu sosun tadı biraz tatlımsı, ama çok lezzetli.
طَعْمُ هَذَا النَّبِيذِ يَمِيلُ إِلَى الْحَلَاوَةِ، لِذَلِكَ فَهُوَ يَتَنَاسَبُ جَيِّدًا مَعَ الْحَلْوَيَاتِ.
Bu şarabın tadı tatlımsı, bu yüzden tatlılarla iyi gider.