وَدَّعَ الجُنُودُ قَادَتَهُمْ فِي حَفْلٍ رَسْمِيٍّ.
Askerler, komutanlarını törenle teşyi ettiler.
وَدَّعَ الجُنُودُ قَادَتَهُمْ فِي حَفْلٍ رَسْمِيٍّ.
Askerler, komutanlarını törenle teşyi ettiler.
مِنَ الأَدَبِ مُرَافَقَةُ الضُّيُوفِ إِلَى المَطَارِ.
Havalimanına kadar misafirleri teşyi etmek nezaket gereğidir.
حَضَرَ كَثِيرُونَ تَشْيِيعَ الْجَارِ الْعَجُوزِ.
Pek çok kişi yaşlı komşunun teşyi törenine katıldı.