يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَرِيصِينَ فِي اسْتِخْدَامِ مَوَارِدِنَا.
Kaynaklarımızı kullanırken tedbirli olmalıyız.
يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَرِيصِينَ فِي اسْتِخْدَامِ مَوَارِدِنَا.
Kaynaklarımızı kullanırken tedbirli olmalıyız.
الشَّخْصُ الْحَذِرُ يُفَكِّرُ دَائِمًا فِي الْمُسْتَقْبَلِ.
Tedbirli bir insan her zaman geleceği düşünür.
هُوَ رَجُلٌ مُتَأَنٍّ فِي قَرَارَاتِهِ.
O, kararlarında tedbirli bir adamdır.
حَصِيف، مُحْتَرِس، حَازِم، مُتَحَوِّط