أَثَارَ التَّأْخِيرُ فِي الطَّائِرَةِ غَضَبَ الرُّكَّابِ إِلَى حَدٍّ كَبِيرٍ.
Uçaktaki teehhür, yolcuları oldukça sinirlendirdi.
أَثَارَ التَّأْخِيرُ فِي الطَّائِرَةِ غَضَبَ الرُّكَّابِ إِلَى حَدٍّ كَبِيرٍ.
Uçaktaki teehhür, yolcuları oldukça sinirlendirdi.
أَدَّى تَأْجِيلُ الِاجْتِمَاعِ إِلَى تَغْيِيرِ جَمِيعِ الْخُطَطِ.
Toplantının teehhürü, tüm planları değiştirdi.
تَسَبَّبَ تَبَاطُؤُ الْأَعْمَالِ فِي خَسَارَةِ الشَّرِكَةِ.
İşlerin teehhürü, şirketin zarar etmesine neden oldu.