تُصْبِحُ هَذِهِ الشَّوَارِعُ غَيْرَ آمِنَةٍ لِلْغَايَةِ فِي اللَّيْلِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.
Gece vakti bu sokaklar çok tekinsiz oluyor, dikkatli olmak gerekiyor.
تُصْبِحُ هَذِهِ الشَّوَارِعُ غَيْرَ آمِنَةٍ لِلْغَايَةِ فِي اللَّيْلِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.
Gece vakti bu sokaklar çok tekinsiz oluyor, dikkatli olmak gerekiyor.
إِنَّ سُلُوكَ هَذَا الرَّجُلِ مَشْبُوهٌ لِلْغَايَةِ، مِنَ الْأَفْضَلِ الِابْتِعَادُ عَنْهُ.
Bu adamın davranışları çok tekinsiz, ondan uzak durmak en iyisi.
كَانَ الصَّمْتُ فِي مَكَانِ الْحَادِثِ مُرِيبًا لِلْغَايَةِ، كَمَا لَوْ أَنَّ شَيْئًا مَا كَانَ عَلَى وَشَكِ الْحُدُوثِ.
Olay yerindeki sessizlik çok tekinsizdi, sanki bir şeylerin olacağı belliydi.