temeddüh

تَمَدُّحُهُ الْمُسْتَمِرُّ كَانَ يُزْعِجُ مَنْ حَوْلَهُ.

Onun sürekli temeddüh etmesi, çevresindekileri rahatsız ediyordu.

يَتَجَنَّبُ النَّاسُ الْمُتَوَاضِعُونَ التَّفَاخُرَ.

Tevazu sahibi insanlar, temeddüh etmekten kaçınırlar.

لَمْ يَكُنْ يُحِبُّ الِافْتِخَارَ بِإِنْجَازَاتِهِ.

Kendi başarılarıyla ilgili temeddüh etmeyi sevmezdi.

İlişkili Kelimeler