temizlemek

هَلْ يُمْكِنُكَ تَنْظِيفُ الْمَائِدَةِ مِنْ فَضْلِكَ، لَقَدِ انْتَهَى الْعَشَاءُ؟

Lütfen masayı temizler misin, yemek bitti.

قَامَ الطَّبِيبُ بِتَطْهِيرِ الْجُرْحِ جَيِّدًا ثُمَّ لَفَّهُ.

Doktor yarayı iyice temizledi ve sardı.

اسْتَخْدَمْتُ مِصْفَاةً لِتَصْفِيَةِ الرَّوَاسِبِ الْمَوْجُودَةِ فِي الْمَاءِ.

Suyun içindeki tortuyu temizlemek için süzgeç kullandım.

İlişkili Kelimeler