قَضَى الطُّلَّابُ وَقْتَهُمْ فِي سَاحَةِ الِاسْتِرَاحَةِ بِاللَّعِبِ.
Öğrenciler teneffüshanede oyun oynayarak vakit geçirdiler.
قَضَى الطُّلَّابُ وَقْتَهُمْ فِي سَاحَةِ الِاسْتِرَاحَةِ بِاللَّعِبِ.
Öğrenciler teneffüshanede oyun oynayarak vakit geçirdiler.
جَلَسْنَا فِي فِنَاءِ الِاسْتِرَاحَةِ وَتَحَدَّثْنَا مَعَ أَصْدِقَائِنَا.
Teneffüshanede oturup arkadaşlarımızla sohbet ettik.
مَكَانُ الِاسْتِرَاحَةِ فِي الْمَدْرَسَةِ هُوَ مِنْطَقَةٌ مُخَصَّصَةٌ لِرَاحَةِ الطُّلَّابِ.
Okulun teneffüshanesi öğrencilerin dinlenmesi için ayrılmış bir alandır.