tenkidî

يَتَنَاوَلُ الْكَاتِبُ فِي رِوَايَتِهِ الْجَدِيدَةِ الْمَشَاكِلَ الِاجْتِمَاعِيَّةَ بِمَنْظُورٍ نَقْدِيٍّ.

Yazar, yeni romanında toplumsal sorunlara tenkidî bir bakış açısıyla yaklaşıyor.

أَبْدَى الطَّالِبُ تَعْلِيقًا انْتِقَادِيًّا حَوْلَ الْوَاجِبِ الَّذِي قَدَّمَهُ الْمُعَلِّمُ.

Öğrenci, öğretmeninin verdiği ödev hakkında tenkidî bir yorum yaptı.

İlişkili Kelimeler