tenkil

إِنَّ إِبْعَادَ الْمُجْرِمِينَ عَنِ الْمُجْتَمَعِ مُهِمٌّ لِضَمَانِ السَّلَامَةِ.

Suçluların toplumdan tenkili, güvenliği sağlamak için önemlidir.

أَصْدَرَتِ الْمَحْكَمَةُ عُقُوبَاتٍ قَاسِيَةً عَلَى الْمُجْرِمِينَ بِهَدَفِ الْعِقَابِ الرَّادِعِ.

Mahkeme, suçlulara tenkil amacıyla ağır cezalar verdi.

أَدَّتْ إِبَادَةُ الْقُوَّاتِ الْمُعَادِيَةِ خِلَالَ الْحَرْبِ إِلَى مَأْسَاةٍ كَبِيرَةٍ.

Savaş sırasında düşman güçlerinin tenkili, büyük bir trajediye yol açtı.

İlişkili Kelimeler