terslemek

وَبَّخَ الْمُدِيرُ كُلَّ مَنْ تَأَخَّرَ عَنِ الِاجْتِمَاعِ.

Patron, toplantıda geç kalan herkesi tersledi.

قَرَعَنِي وَالِدِي لِأَنَّ عَلَامَاتِي كَانَتْ مُنْخَفِضَةً.

Babam, notlarım düşük olduğu için beni tersledi.

أَنَّبَتْنِي أُمِّي لِأَنَّنِي كَذَبْتُ.

Annem, yalan söylediğim için beni tersledi.

İlişkili Kelimeler