أَسْعَدَنَا إِقْبَالُ العُمَلَاءِ عَلَى مَتْجَرِنَا كَثِيرًا، لِذَلِكَ سَنَسْتَمِرُّ فِي تَحْسِينِ جَوْدَةِ خَدَمَاتِنَا.
Müşterilerin mağazamıza olan teveccühü bizi çok mutlu etti, bu yüzden hizmet kalitemizi artırmaya devam edeceğiz.
أَسْعَدَنَا إِقْبَالُ العُمَلَاءِ عَلَى مَتْجَرِنَا كَثِيرًا، لِذَلِكَ سَنَسْتَمِرُّ فِي تَحْسِينِ جَوْدَةِ خَدَمَاتِنَا.
Müşterilerin mağazamıza olan teveccühü bizi çok mutlu etti, bu yüzden hizmet kalitemizi artırmaya devam edeceğiz.
حَظِيَ الْمَعْرِضُ الْجَدِيدُ لِلْفَنَّانِ بِاسْتِحْسَانٍ كَبِيرٍ، وَتَوَافَدَ النَّاسُ لِرُؤْيَةِ أَعْمَالِهِ عَنْ كَثَبٍ.
Sanatçının yeni sergisi büyük bir teveccüh gördü, insanlar eserlerini yakından görmek için sıraya girdi.
أَشْكُرُكُمْ جَزِيلَ الشُّكْرِ عَلَى لُطْفِكُمْ، لَقَدْ أَسْعَدَنِي هَذَا التَّصَرُّفُ الْمُهَذَّبُ لِلْغَايَةِ.
Gösterdiğiniz teveccüh için çok teşekkür ederim, bu nazik davranışınız beni çok mutlu etti.