tevkifat

شَمِلَتِ الِاقْتِطَاعَاتُ مِنْ رَاتِبِهِ الضَّرَائِبَ وَاشْتِرَاكَاتِ التَّأْمِينِ.

Maaşından yapılan tevkifatlar, vergi ve sigorta primlerini kapsıyordu.

تَمَّ حَجْزُ الْمُشْتَبَهِ بِهِمْ مِنْ أَجْلِ سَلَامَةِ التَّحْقِيقِ.

Şüphelilerin tevkifatı, soruşturmanın selameti için yapıldı.

نَفَّذَتِ الشُّرْطَةُ تَوْقِيفَ عَدَدٍ قَلِيلٍ مِنَ الْأَشْخَاصِ فِيمَا يَتَعَلَّقُ بِالْحَادِثِ.

Polis, olayla ilgili birkaç kişinin tevkifatını gerçekleştirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler