tutuklama

Anlamlar

اعْتِقَال — اعْتِقَالات

قررت الشرطة اعتقال المشتبه به فيما يتعلق بحادث الليلة الماضية.

Polis, şüpheliyi dün geceki olayla ilgili olarak tutuklama kararı aldı.

تَوْقِيف — تَوْقِيفَات

قررت المحكمة توقيف المتهم.

Mahkeme, sanığın tutuklanmasına karar verdi.

صدر قرار الحبس الاحتياطي لمنع إتلاف الأدلة.

Tutuklama kararı, delillerin karartılmasını önlemek amacıyla alındı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler