tevkif

أَوْقَفَتِ الشُّرْطَةُ الْمُشْتَبَهَ بِهِ وَاقْتَادَتْهُ إِلَى مَرْكَزِ الشُّرْطَةِ.

Polis, şüpheliyi tevkif etti ve karakola götürdü.

أَصْدَرَتِ الْمَحْكَمَةُ قَرَارًا بِاعْتِقَالِ الْمُتَّهَمِ.

Mahkeme, sanığın tevkifine karar verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler