titreşmek

خِلَالَ الزِّلْزَالِ، بَدَأَ الْمَنْزِلُ بِأَكْمَلِهِ يَهْتَزُّ، كَانَ الْأَمْرُ مُخِيفًا لِلْغَايَةِ.

Deprem sırasında bütün ev titreşmeye başladı, çok korkutucuydu.

تَهْتَزُّ الْأَحْبَالُ الصَّوْتِيَّةُ لِتَمْكِينِنَا مِنَ التَّحَدُّثِ، هَذِهِ عَمَلِيَّةٌ مُثِيرَةٌ لِلِاهْتِمَامِ لِلْغَايَةِ.

Ses telleri titreşerek konuşmamızı sağlar, bu çok ilginç bir süreç.

İlişkili Kelimeler