tornistan

قَامَ الْقُبْطَانُ بِإِجْرَاءِ دَوَرَانٍ لِلْخَلْفِ لِلسَّفِينَةِ وَرَسَاهَا عَلَى الرَّصِيفِ.

Kaptan, gemiyi tornistan yaparak rıhtıma yanaştırdı.

تَرَاجَعَ السِّيَاسِيُّ عَنِ الْوُعُودِ الَّتِي قَطَعَهَا.

Politikacı, verdiği sözlerden tornistan etti.

قَرَّرَتِ الشَّرِكَةُ النُّكُوصَ عَنِ الْمَشْرُوعِ.

Şirket, projeden tornistan etme kararı aldı.

İlişkili Kelimeler