tump

شَكَّلْتُ كُومَةً تُرَابِيَّةً كَبِيرَةً أَثْنَاءَ الْحَفْرِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede kazı yaparken büyük bir tump oluşturdum.

تَلٌّ صَغِيرٌ — تلال صغيرة

كَانَ هُنَاكَ عِدَّةُ تِلَالٍ صَغِيرَةٍ فِي مُنْتَصَفِ الْحَقْلِ.

Tarlanın ortasında birkaç tump vardı.

İlişkili Kelimeler