turne

انْطَلَقَ فَرِيقُ الْمَسْرَحِ فِي جَوْلَةٍ فَنِّيَّةٍ طَوِيلَةٍ لِعَرْضِ مَسْرَحِيَّتِهِمُ الْجَدِيدَةِ.

Tiyatro ekibi, yeni oyunlarını sergilemek için uzun bir turneye çıktı.

نَظَّمَتِ الْفِرْقَةُ الْمُوسِيقِيَّةُ جَوْلَةً فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْبِلَادِ لِلتَّرْوِيجِ لِلْأَلْبُومِ.

Müzik grubu, albüm tanıtımı için ülke çapında bir turne düzenledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler