tutar

مَبْلَغ — مَبَالِغ

دَفَعَ الزَّبُونُ الْمَبْلَغَ الْمَكْتُوبَ عَلَى الْفَاتُورَةِ ثُمَّ خَرَجَ مِنَ الْمَتْجَرِ.

Müşteri faturada yazan tutarı ödedi, sonra mağazadan çıktı.

قِيمَة — قِيَم

قِيمَةُ هَذَا الْمَنْزِلِ فِي السُّوقِ مُرْتَفِعَةٌ لِلْغَايَةِ بِالنَّظَرِ إِلَى مَوْقِعِهِ وَحَجْمِهِ.

Bu evin piyasadaki tutarı, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında oldukça yüksektir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler